Ultra Trail Mont Blanc 2011

UTMB başlangıç ve bitiş alanı

UTMB başlangıç ve bitiş alanı

Mont Blanc silsilesinin çevresinde bir tam tur…

Ultra Trail Mont Blanc, kısaca UTMB, Ağustos sonunda Alplerde düzenlenen 167 km. uzunluğunda bir ultra patika koşusu (ultra trail). Fransa’nın şirin ve dünyaca ünlü dağ kasabası Chamonix’den başlayıp saatin tersi yönünde Saint Gervais, Les Chapieux, Courmayeur, Champex üzerinden Mont Blanc silsilesinin etrafında tam bir tur attıktan sonra yine başladığınız yere, yani Chamonix’ye, geri dönülüyor. 166 km.’lik parkur boyunca Fransa, İtalya ve İsviçre olmak üzere üç ülkeden geçiyor, 9500 metrenin üzerinde tırmanış, bir o kadar da iniş gerçekleştiriyorsunuz. Bu yükseklik farkını dikkate aldığınızda koşulan toplam mesafe yaklaşık olarak 250 km’ye karşılık geliyor. Oldukça zorlu bir yarışma olduğunu söyleyebiliriz :)

UTMB yarış profili

UTMB yarış profili (kaynak UTMB web sitesi)

UTMB ile aynı dönemde küçük kardeşleri olan CCC (Courmayeur – Champex – Chamonix) ve TDS (Sur les Traces des Ducs de Savoie) ultra patika koşuları ile yarışma amaçlı olmayan ve iki-üç kişilik ekiplerin katıldığı PTL (La Petite Trotte à Léon) isimli etkinlikler de düzenleniyor. Hem CCC hem de TDS İtalya’nın Courmayeur kasabasında başlıyorlar; CCC parkuru saatin tersi yönünde İsviçre üzerinden geçerek, TDS parkuru ise tam tersi yönde güneyden doğrudan Fransa üzerinden Chamonix’de sonlanıyor. CCC 98 km. uzunluğunda yaklaşık 5600 metre çıkış içeriyor, 111 km uzunluğundaki TDS ise biraz daha zorlu ve toplam çıkış 7000 metre.

Girgin kardeşler yarış öncesindeGeçen sene Girgin kardeşler (Serkan ve Sertan) olarak Emre Tok ile birlikte CCC’ye katılmıştık. Bu etkinlikle ilgili detaylı yazımızı yine bu siteden okuyabilirsiniz (Courmayeur – Champex – Chamonix (CCC) 2010). Kötü hava koşullarından dolayı yarışma sonlarına doğru durdurulmuştu. Yarış durdurulduğu zaman biz ikimiz 81. km’deki Vallorcine’e varmış olduğumuz için bu yarışma sonucunda üç puan almaya hak kazandık. CCC yazımızda anlattığımız üzere UTMB oldukça popüler ve ünlü bir ultra patika yarışması. Katılımcı sayısı sınırlı olduğu için (UTMB 2300, CCC 1800 ve TDS 1200 koşucu ile sınırlı) UTMB ve kardeş etkinliklerine katılabilmek için önce organizasyon tarafından belirlenmiş olan bir listede yer alan yarışmalardan en az bir veya iki tanesini başarı ile bitirmiş olmanız gerekiyor. Listedeki her yarışma uzunluk ve zorluklarına bağlı olarak 1 ile 5 arasında bir puana sahip. UTMB’ye başvurabilmek istiyorsanız son iki sene içerisinde en fazla 2 yarışmadan toplam 5 puan ve üzerini toplamış olmanız gerekiyor. 2009 yılında Doğa Araştırmaları, Sporları ve Kurtarma Derneği (DASK) tarafından düzenlenmiş olan Anadolu Dağ Maratonu’nda (ADAM) uzun parkurda üçüncü olmuş ve 2 puan almıştık, CCC’den aldığımız puanla birlikte UTMB’ye başvurma şansımız doğmuş oldu. Burada önemli bir noktanın altını çizmekte fayda var. UTMB gerçekten kendi sınıfında oldukça büyük ve başarılı bir organizasyon. UTMB çatısı altındaki yarışmalarına katıldığınızda bunu net bir şekilde yaşayarak görebiliyorsunuz. Ama bu puan vermekte olan diğer yarışların daha alt seviyede olduğu anlamına gelmiyor. Her birinde koşulan parkur, koşullar ve edinilen deneyim farklı. Listede örneğin CCC ve TDS’den daha zorlu bir çok yarışma bulunuyor. Eğer yeterli puana sahipseniz Aralık ortası ile Ocak başı arasındaki dönemde UTMB’nin web sitesi üzerinden ön kayıt yaptırıyorsunuz. Ön kayıt yaptıran kişilerin sayısı limitin üzerinde ise o zaman katılımcılar kura ile belirleniyor. UTMB ve CCC’de son iki senedir bu yöntem uygulanıyor, dolayısıyla şanslı olduğumuzu söyleyebiliriz ;) TDS’de ise kontenjan dolmadığı için kura çekimine gerek kalmadı ama bu durum gelecek sene değişebilir.

Bu sene bizimle birlikte UTMB’ye İngiltere’de yaşayan ve daha önce çeşitli çöl maratonlarında koşmuş olan Devrim Celal‘de katıldı. Ayrıca beş arkadaşımız (ülkemizin ilk kadın ultra maratoncusu Bakiye Duran, Tuareg Türk’den takım arkadaşı Faruk Kar, Ankara’dan Fırat Kara, Macera Akademisi’nden Caner Odabaşoğlu ve Emre Tok)  TDS’de, Kanadalı arkadaşımız Rachel Fouladi ise CCC’de yarıştılar. Kocakulak ailesi, Hakan, Demet ve şirin kızları Nil, ise bizleri yalnız bırakmadı ve destek oldular.

Yarış sonu!

Yarış sonu!

Geçtiğimiz sene karşılaşılan problemlerden sonra organizasyon komitesi çeşitli önlemler almıştı. Bunların başında zorunlu malzeme listesinin su geçirmez ve nefes alır kapşonlu yağmurluk, üst pantolon ve eldiven içerecek şekilde genişletilmiş olması ve herhangi bir aksaklığa karşı alternatif rotalar belirlenmiş olması geliyor. Bu sene ilk olarak TDS koşuldu ve yarışma boyunca hava koşulları oldukça güzeldi. Bir gün sonra start alan CCC’nin ikinci yarısına doğru silsile üzerinden bir fırtına sistemi geçmeye başladı ve yağmura yakalandılar. Aynı gün öğleden sonra 18:30′da başlaması gereken UTMB bu sebeple 5 saat geçikmeli olarak gece yarısına yakın bir saatte yine yağmur altında başladı. Hafif yağmurdan sağanak yağışa, sağanak yağıştan İtalya’ya geçerken kar yağışına, son gün ise Chamonix’ye yaklaşırken güneş altında dört mevsimi birlikte yaşadığımız bir maceranın sonunda, karşılaştığımız sağlık problemlerinden dolayı Sertan için ortası, Serkan için ise ikinci yarısı biraz zorlu olsa da her ikimiz de bitiş cizgisinden geçerek yarışı başarıyla tamamladık. Fırtına sebebiyle Bovine zirvesindeki nokta erişilemez duruma geldiğinden rota muhtemelen daha önce planlandığı üzere Martigny’ye, Vallorcine’den sonra da Argentière’e kaydırıldı ve toplam mesafe 171-175 km’ye yükseldi.

Yarış öncesi ve sırasındaki gözlemlerimizi yine geçen sene olduğu gibi bir kaç bölüm halinde yazacağız. İlk olarak önemli adresleri vererek başlayalım:

Sonraki bölüm İtalya’nın kuzey doğusunda Dolomitlerde düzenlenen ve hazırlık amacıyla katılmış olduğumuz Laverado Ultra Trail

Mont Blanc

Courmayeur – Champex – Chamonix (CCC) 2010

Patika koşusu (trail running) günümüzde popülerliği gittikçe artan bir spor dalı. Şehir içerisinde, asfalt üzerinde, stadyum veya yapay koşu parkurlarında veya koşu bantlarında koşmak yerine doğa içerisinde, patikalarda koşuyorsunuz. Dere tepe demeden, tozda, toprakta, bazen yağmur altında çamur veya kışın karlar içerisinde, bazen taşların, çalıların üzerinden hoplayıp zıplayarak… Elbette yakınızda buna olanak sağlayacak yerler varsa :) Örneğin biz ODTÜ’lüler için Yalıncak (veya Eymir), İstanbul’da yaşayanlar için Belgrad ormanında yapılan koşuları hep patika koşuları olarak nitelendirebiliriz. Bu araziler hem geniş ve düzgün açılmış patikalarda kendinizi çok fazla zorlamadan hem de eğer isterseniz daha seyrek kullanılan dar patikalara (genelde daha engebeli veya dik) veya orman içerisine girerek daha yüksek tempoda koşmanıza olanak tanıyor. Sanırım yapay koşu parkurlarında veya koşu bantlarında spor yapmaktan daha zevkli ve eğlenceli olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Normal koşu malzemeleriniz ile koşullar ve zemin zorlu olmadığı zaman kolaylıkla patika koşusu da yapabilirsiniz. Ancak çamurlu zeminde kaymayı, taşlık arazide ayakkabı tabanının çabuk eskimesini veya çalıların içerisinde ilerlerken derisinin çizik içerisinde kalmasını kimse istemez. Dolayısıyla patika koşusuna uygun malzemeler mevcut ve onları kullanmak çoğu zaman daha verimli ve yararlı oluyor (örneğin, patika koşusu için tasarlanmış ayakkabılar daha dayanıklı malzemelerden üretiliyorlar ve tabanları daha girintili oluyor).

Normal koşuda nasıl çeşitli mesafelerde (10km, yarı maraton, maraton gibi) yarışmalar düzenleniyorsa patika koşusu için de dünyanın dört bir yanında orta ve uzun mesafelerde yarışmalar düzenlenmekte. Bunların bir kısmında 42.195 km olan maraton mesafesinden daha uzun mesafeler koşuluyor (genelde 50, 100 km veya mil). Bu yarışmalara ultra trail (normal koşuda ise ultra maraton) adı verilmekte (bkz. http://en.wikipedia.org/wiki/Ultramarathon). Bir çok kişi için inanılması güç gelen mesafelerin yanı sıra koşulan araziler ve hava koşullarından dolayı oldukça pek de kolay olmayan ve insanı zorlayan etkinlikler. Genelde katılımcıların yarı veya tam olarak kendine yeterli olması (örneğin, yeterli yiyecek ve içecek, koşullara uygun giysiler bulundurmak vb.) zorunlu. Fas çöllerinde 254km boyunca koşulan (en uzun etabı 91km) Marathon des Sables gibi uç örnekleri mevcut. Bizim (yani Serkan ve Sertan) yazımızın konusu ise Emre Tok ile birlikte katıldığımız ve bu sene dördüncüsü düzenlenen Courmayeur – Champex – Chamonix, kısaltılmış haliyle CCC, 2010: İtalya’dan başlayıp İsviçre üzerinden Fransa’da sonlanan (harita için http://www.ultratrailmb.com/page/38/Course.html) ve Alplerde yer alan Mont Blanc silsilesini doğudan batıya geçtiğiniz, 98km uzunluğunda, toplamda 5600m tırmanışı ve 5800m inişi olan, iki kez 2500m üzeri, üç kez de 2000m üzeri geçitlerden geçilen bir dağ maratonu.

CCC, kendisinden daha eski ve ünlü olan Ultra Trail Mont Blanc’ın (UTMB) küçük kardeşi. Küçük kardeşi diyoruz çünkü UTMB 166km uzunluğunda ve toplamda 9500m tırmanışa sahip; Chamonix’den başlayıp Saint Gervais, Les Chapieux, Courmayeur, Champex üzerinden Mont Blanc silsilesini baştan sona geçip yeniden Chamonix’ye varıyorsunuz. Büyük oranda normalde bir trekking parkuru olan Tour de Mont Blanc’ı takip ediyor ve Avrupa’daki en zorlu koşu yarışması olarak adlandırılıyor. Yürüyüşçülerin normalde 7-9 gün zamanını alan parkuru UTMB katılımcılarının 46 saatin altında bitirmeleri gerekiyor. Dawa Sherpa, Vincent Delebarre, Marco Olmo, Kilian Jornet gibi birinci gelen atletlerin süresi ise yaklaşık olarak 21 saat (önlerinden saygıyla eğiliyoruz)! CCC başlangıcındaki ufak farklılık haricinde UTMB’nin Courmayeur’den sonraki kısmı olarak nitelendirilebilir. Zaman limiti 26 saat ve birincilerin bitirme süresi 11 saat civarında. CCC’nin yanı sıra, yine Courmayeur’den başlayıp Chamonix’de biten ama silsileyi saat yönünde güney tarafından dolaşan ve CCC’den biraz daha zorlu olan Sur les Traces des Ducs de Savoie (TDS, 111km uzunluğunda ve toplam 7000m. tırmanış var) ile yarışma amaçlı olmayan ve iki-üç kişilik ekiplerin katıldığı silsileyi tümden dolaşan 240km uzunluğundaki La Petite Trotte à Léon (PTL, 18000m. tırmanış) UTMB ile aynı tarihlerde düzenlenen diğer etkinlikler. PTL haricindeki üç yarışmada parkur önceden işaretlenmiş oluyor ve ara noktalarda yiyecek-içecek istasyonları bulunuyor; PTL’de ise amaç yarışmak olmadığından size sadece harita üzerinde geçmeniz gereken noktaların koordinatları veriliyor, isterseniz rota üzerindeki dağ evlerinde konaklayarak zaman limitinden önce parkuru bitirmeye çalışıyorsunuz ve ekipten bir kişinin daha önce UTMB’yi bitirmiş olması zorunlu.

CCC ve diğer etkinlikler bu sene Ağustos ayının son haftasında gerçekleştirildi. Aslında gerçekleştirildi demek tam doğru olmuyor çünkü daha sonra detaylarını okuyacağınız üzere hava koşullarından dolayı CCC son kısımlarına doğru, UTMB ise hemen başlangıcında durduruldu. TDS ise iptal edildi. UTMB katılımcılarının bir kısmı sonraki gün organizasyon tarafından CCC parkurunda düzenlenen ikinci bir yarışmaya katılabildiler. Yarışma durdurulduğunda biz (Serkan ve Sertan) 81.km’de yer alan ve katılımcıların devam etmesine izin verilmeyen en uç nokta olan Vallorcine’e varmıştık. Vallorcine’den sonra parkurdaki son dağ geçidi olan La Tete aux Vents’e çıkılıp Chamonix’ye iniliyor. Bizi onun yerine otobüsler ile Chamonix’ye bıraktılar :) Bizim şimdiye kadar birlikte katıldığımız herhalde en zorlu ama bir o kadar da zevkli etkinlik oldu. Hikayesi ise Ocak ayında bir raslantı ile başlıyor.
Yazının devamı…

Sayfa: 1 2 3 4 5